(via extramadness)
(via extramadness)
100 yıl önce tam da bugün bir kahraman ayak bastı Samsun’a, bir kurtarıcı. O gün güneş doğdu Türk milletinin üstüne. Anladık ki milletçe yeniden doğuyoruz. 19 Mayıs 1919 Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.
Kurtuluş savaşının son taarruzunu başlatmadan önce çadıra kitaplar götürmüş, üstelik duymuş ki Çalı Kuşu diye bir roman çıkmış onu da getirtiyor onu da okuyor. 30 Ağustostan bir hafta önce…
30 Ağustos'ta bu topraklar özgürleştiğinde!
Mustafa Kemal'in çadırında eşyaları toplanıyor. Çadıra giriyor Mustafa Kemal, kitapları var orada masanın üzerinde.Askere, “Aman çocuk kitaplar, kitapları unutma” diye tembihliyor.
Asker; “Efendim sandık bekliyoruz, sandık gelsin kitaplarınızı ona koyacağız merak etmeyin” diye cevap veriyor.
“Peki” diyor Atatürk, dışarı çıkıyor herkes zaferi kutluyor.
5 Dakika sonra dayanamayıp içeri geri dönüyor, aklı kitaplarda.“Kitaplarım diyor Mustafa Kemal, “kitaplar hala masanın üstünde duruyor?”
Asker cevap veriyor; “Efendim sandık bekliyoruz, sandık gelsin sandığa koyacağız.”Bir de bakıyor Mustafa Kemal, dışarıda sandıklar,
Atatürk sandıkları göstererek; “E burası sandık dolu?” diyor askere.
Asker cevap veriyor; “Efendim onlar mermi sandığı, içlerinde mermi var.”
Gidiyor Mustafa Kemal, alıyor mermi sandıklarından birini, boşaltıyor yere mermileri.Boş sandığı askerin eline veriyor;
“Al diyor, kitapları buna koy asıl savaşımız şimdi başlıyor.”
Sunay Akın'ın da dediği gibi Atatürk büyük bir satranç oyuncusu onun derdi günü kurtarmak değil hamle yapmakla diye..
Nefesini yüzümde tutuyorum
Gülüşünü aklımda
Morarmış yüzlerini
Isıttım kaç gece, ısıtıyorum
İçimdesin, büyütüyorum seni
Seni yepyeni bir dünya yapıyorum kendime
Tam kralca yaşanacak
Şimdi yoksun üstelik uzaktasın
Ellerin yapayalnız biliyorum
Gözlerin dalıyor yine
Hep benim için olmalıCahit Zarifoğlu